Düğün Salonu Vitrini Değil, Misafirlerin Mahremiyeti

Mardin’de düğüne gitmek, hâlâ bu şehrin en güzel ortak hafızalarından biridir. Ama son yıllarda bu güzelliğe rahatsız edici bir alışkanlık sızdı: Düğün salonları, fotoğrafçılar, video ekipleri ve organizasyon firmaları, davetli kızların görüntülerini reklam amacıyla ve sosyal medya hesaplarını büyütmek için paylaşıyor.

Bir düğüne davetli olarak gidersiniz. Özenle hazırlanırsınız, aileniz ve sevdikleriniz için orada bulunursunuz. Ertesi gün telefonunuza bir mesaj düşer: “Bak, seni paylaşmışlar.” Bir salonun ya da prodüksiyon firmasının sosyal medya sayfasında, hiç tanımadığınız binlerce kişinin önünde dans eden, gülen, saçını düzelten bir görüntünüz dolaşmaktadır. Üstelik bu görüntü “mutlu bir anı” olarak değil, “bakın bizim salonumuz, bizim çekimimiz, bizim organizasyonumuz böyle” diyen bir ticari vitrin malzemesi olarak kullanılmaktadır. Daha da kötüsü, o kare bir hesabın takipçi sayısını, beğenisini ve izlenmesini artırmak için kullanılan bir yem hâline gelmiştir. Siz bir düğünün misafiri olarak oradaydınız, ama bir sayfanın büyüme aracına dönüşmüşsünüzdür.

Bu bir ayıp meselesinden önce bir hak meselesidir. Gelin ve damat çekim için sözleşme imzalamış olabilir, ama davetliler bu sözleşmenin tarafı değildir. Bir kişinin yüzünün göründüğü fotoğraf ya da video kişisel veridir ve bu verinin paylaşılması, kural olarak kişinin açık rızasına bağlıdır. Türk Medeni Kanunu da kişilik haklarını güvence altına alır. Kanuna göre kişilik hakkı, ilgilinin rızası ya da daha üstün bir kamu veya özel yarar bulunmadıkça ihlal edilemez. Hakkı zedelenen kişi, saldırının önlenmesini, durdurulmasını ve gerekirse maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Yani “herkes çekiyordu” ya da “güzel bir kareydi” demek, rızanın yerini tutmaz. Bir işletmenin ticari kaygısı, bir misafirin kendi görüntüsü üzerindeki söz hakkından üstün değildir.

Kadınlar için risk daha büyük. Görüntü internete düştüğünde kontrol elden çıkar; ekran görüntüsü alınır, yorumlanır, kimi zaman taciz ya da dedikodu konusu olur. Herkesin herkesi tanıdığı bir şehirde bunun bedeli ağır olabilir. Kimsenin huzuru, bir sayfanın takipçi sayısına feda edilemez.

İşletmelere: Hizmetinizin kalitesini dekorla, ışıkla, salon düzeniyle gösterin. Hesabınızı büyütmek için başkalarının yüzünü kullanmayın. Yüz göstermek zorundaysanız yazılı izin alın.

Ailelere:Sözleşmeye “çekimler reklam ve sosyal medya amaçlı kullanılamaz” maddesini ekletin.

Misafirlere: Görüntünüz izinsiz paylaşıldıysa kaldırma talep edin, gerekirse platforma ve hukuki yollara başvurun.

Misafirperverlik, sofraya buyur etmekle bitmez; misafirin mahremiyetini korumayı da kapsar. O salonda dans eden kız bir reklamın figüranı, bir hesabın etkileşim aracı değil; birinin kızı, kardeşi, arkadaşı. Ve kendi görüntüsü üzerinde söz hakkı olan bir insan.